There is a church at the back of my house.
- Evimin arkasında bir kilise var.
Where is the nearest church?
- En yakın kilise nerede?
They are the boys of the parish.
- Onlar kilisenin çocukları.
I loved your pics from the church!
- Ben kilise ile ilgili fotoğraflarınızı sevdim.
Tom sings in the church choir.
- Tom kilise korosunda şarkı söyler.
Tom sings in a church choir.
- Tom bir kilise korosunda şarkı söyler.
The faster the mouse, the bigger the churchyard.
- Fare ne kadar hızlı olursa, kilise mezarlığı o kadar büyük olur.
We hear the church bell from here.
- Biz buradan kilise çanını duyuyoruz.
We can hear the church bell every morning.
- Kilise çanını her sabah duyabiliriz.
People established churches and schools there.
- İnsanlar orada kiliseler ve okullar kurdu.
I don't feel well in churches.
- Kiliselerde kendimi iyi hissetmiyorum.