hatırında

listen to the pronunciation of hatırında
Türkisch - Englisch
on one's mind
In one's thoughts, especially persistently or recurrently
Causing worry or preoccupation
hatırında kalmak
to remember
hatırında olmak
have in mind
hatırında olmak
to have in mind, not to have forgotten
hatırında tutmak
embalm
hatırında tutmak
to remember, to have in mind
hatırında tutmak
to remember, keep (something) in mind
hatır
sake

Don't be angry with me, for I did it for your sake. - Bana kızma, ben onu senin hatırın için yaptım.

He quit smoking for the sake of his health. - Sağlığının hatırına sigara içmeyi bıraktı.

hatır
(Kanun) accommodation
hatır
consideration
hatır
memory

I don't remember losing my memory. - Hafızamı kaybettiğimi hatırlamıyorum.

Dan had no memory of what he had done. - Dan yaptıklarından hiçbir şey hatırlamıyordu.

hatır
{i} mind

I remember the man's face but I can't call his name to mind. - Adamın yüzünü hatırlıyorum fakat adını hatırlayamıyorum.

My appointment at the hospital completely slipped my mind. Why didn't you remind me? - Hastanedeki randevumu unuttum. Neden bana hatırlatmadın?

hatır
influence, consideration, weight, the consideration that one person expects from another
hatır
one's feelings, one's sensitivities
hatır
respect
hatır
memory, mind
hatır
memory, mind; sake; one's feelings; influence, consideration, weight
Türkisch - Türkisch

Definition von hatırında im Türkisch Türkisch wörterbuch

HATIR
(Osmanlı Dönemi) Zihin. Fikir. Gönül. Kalb. Hal. Tedbir. Vesvese
Hâtır
(Osmanlı Dönemi) TENEVVUK
hatır
Birine karşı duyulan saygı, sevgi
hatır
Düşünme, akılda tutma, hafıza, zihin, akıl
hatır
Hakkari'de çay içildikten sonra 'yeter' anlamına gelen bardağın devrilmesinden sonra içilen son çaya verilen ad
hatır
Gönül, kalp
hatır
Durum, keyif, hâl