Hasarlı saygınlığını onarmayı denedim.
- I tried to repair his damaged prestige.
Hasarlı borudan su akıyordu.
- Water was coming out of the damaged pipe.
Zarar görmüş itibarını tamir etmeye çalıştım.
- I tried to repair his damaged prestige.
Çatı fırtınadan zarar görmüştü.
- The roof was damaged by the storm.
Kasırga küçük eve hasar verdi.
- The hurricane damaged the small house.
Rock grubu otel odasına hasar verdi.
- The rock band damaged the hotel room.
Kaza, arabasının ön tekerlerine zarar verdi.
- The accident damaged her car's front wheels.
Tayfun tarafından çatımıza zarar verildi.
- We got our roof damaged by the typhoon.