They decided to leave extra food behind.
- Ekstra yiyeceği geride bırakmaya karar verdiler.
This is why Tatoeba is multilingual. But not that kind of multilingual. Not the kind where languages are simply being paired up together, and where some pairs are left behind.
- Tatoeba'nın çok dilli olmasının nedeni budur. Fakat o tür çok dilli değil. Dillerin sadece birlikte eşleştirildiği ve bazı çiftlerin geride bırakıldığı tür değil.
The police held back the crowd.
- Polisler kalabalığı geride tuttu.
The police held the crowd back.
- Polis kalabalığı geride tuttu.
He isn't back yet. He may have had an accident.
- O henüz geri gelmedi. Kaza geçirmiş olabilir.
Ask her when she comes back.
- O geri döndüğünde ona sor.
Please, remember those words for the rest of your life.
- Lütfen hayatınızın geriye kalanı için bu kelimeleri hatırlayın.
My interest is in the future because I'm going to spend the rest of my life there.
- Merakım gelecekte çünkü hayatımın geri kalanını orada geçireceğim.
Tom always looks in the rearview mirror before he backs up.
- Tom her zaman geri gitmeden önce dikiz aynasına bakar.
Tom started the car and put it in reverse.
- Tom arabayı çalıştırdı ve onu geri vitese aldı.
They decided to leave extra food behind.
- Ekstra yiyeceği geride bırakmaya karar verdiler.
The bus was behind schedule.
- Otobüs tarifenin gerisindeydi.
I don't want to fall behind my class.
- Dersimden geride kalmak istemiyorum.
I'll be back in a wink.
- Kaşla göz arasında geri döneceğim.
I will be back in two week's time.
- İki haftalık süre içinde geri döneceğim.
Tom took a step backward.
- Tom geriye doğru bir adım attı.
The actress fell backward over the stage.
- Aktris, sahne üzerinde geriye düştü.
Tom stumbled backwards.
- Tom geriye tökezledi.
Tom is walking backwards.
- Tom geriye doğru yürüyor.
In hindsight, this was a mistake.
- Geriye dönüp baktığımda, bu bir hataydı.
That was because my watch was five minutes slow.
- Sebebi saatimin beş dakika geri kalmasıydı.
The clock is ten minutes slow.
- Saat on dakika geri kalmış.
In the end, the Germans were forced to withdraw.
- Sonunda, Almanlar geri çekilmeye zorlandı.
She will be back within a week.
- O bir hafta içinde geri dönecek.
I want to leave behind contributions to humanity.
- İnsanlık için katkıları geride bırakmak istiyorum.