Onun söylediği doğru.
- What he said is true.
Bogdan, yarın orada olacağını söylemişti.
- Bogdan said he would be there tomorrow.
Babasının bir trafik kazasında öldüğü söylenmektedir.
- It is said that her father was killed in a traffic accident.
Japonların tanıdıkları kişilere karşı nazik oldukları fakat tanımadıklarına karşı oldukça soğuk oldukları söylenmektedir.
- It is said that Japanese people are kind to people they know, but rather cold to those they don't.
Belirtilen tarihe kadar işi bitirmek zorundaydım.
- I had to finish the job by the stated date.
Belirtilen fiyat işçilik ücretini içermez.
- The stated price does not include labor charges.
O, İngilizce olarak kendini çok iyi ifade etti.
- He expressed himself very well in English.
Ben kendimi kötü bir şekilde ifade etmiş olmalıyım.
- I must have expressed myself badly.
Oğlan hoşlandığı kıza bir buket gül vereceğini, onunla konuşacağını ve onu bir kahve içmeye davet edeceğini belirtti.
- The boy stated that he would give a bouquet of roses to the girl that he liked, talk with her, and invite her to have a coffee.
Onlar itirazlarını belirttiler.
- They stated their objections.
Toplantıda söylenen her şeyi anladın mı?
- Did you understand everything that was said at the meeting?
Söylenen söz geri alınamaz.
- Once you've said something, it can't be taken back.