Onun söylediği doğru.
- What he said is true.
Söylediği şeyin hiçbir önemi yok.
- It doesn't matter what he said.
Kazu'nun Japonya'da en iyi futbol oyuncusu olduğu söylenmektedir.
- It is said that Kazu is the best soccer player in Japan.
Japonların tanıdıkları kişilere karşı nazik oldukları fakat tanımadıklarına karşı oldukça soğuk oldukları söylenmektedir.
- It is said that Japanese people are kind to people they know, but rather cold to those they don't.
Belirtilen fiyat işçilik ücretini içermez.
- The stated price does not include labor charges.
Belirtilen tarihe kadar işi bitirmek zorundaydım.
- I had to finish the job by the stated date.
Ben kendimi kötü bir şekilde ifade etmiş olmalıyım.
- I must have expressed myself badly.
O, kendini açıkça ifade etti.
- He expressed himself clearly.
Onlar itirazlarını belirttiler.
- They stated their objections.
Başkan konuyla ilgili kişisel görüşünü belirtti.
- The president stated his position on the issue.
Kız kendine söyleneni görmezden gelerek annesiyle alışverişe gideceğini söyledi.
- The girl said she was going shopping with her mother, ignoring what she was told.
Söylenen söz geri alınamaz.
- Once you've said something, it can't be taken back.