geäußert

listen to the pronunciation of geäußert
Englisch - Türkisch

Definition von geäußert im Englisch Türkisch wörterbuch

stated
{s} belirtilmiş
said
{f} söyle

Bogdan, yarın orada olacağını söylemişti. - Bogdan said he would be there tomorrow.

Çok iyi bir iş yapmadığını söyledim. - You didn't do a very good job, I said.

said
f., bak. say
said
say de
said
söylenmek

Japonların tanıdıkları kişilere karşı nazik oldukları fakat tanımadıklarına karşı oldukça soğuk oldukları söylenmektedir. - It is said that Japanese people are kind to people they know, but rather cold to those they don't.

Onun zengin olduğu söylenmektedir. - She is said to have been rich.

stated
{s} belirtilen

Belirtilen tarihe kadar işi bitirmek zorundaydım. - I had to finish the job by the stated date.

Belirtilen fiyat işçilik ücretini içermez. - The stated price does not include labor charges.

expressed
{f} ifade et

Ben kendimi kötü bir şekilde ifade etmiş olmalıyım. - I must have expressed myself badly.

Onun gülümsemesi onun teşekkürlerini ifade etti. - Her smile expressed her thanks.

said
adı geçen
said
sözü edilen
stated
muntazam
stated
düzenli
stated
{f} belirt

O, konuyu açıkça belirtmiştir. - He clearly stated that point.

Onlar itirazlarını belirttiler. - They stated their objections.

stated
belirli
stated
{s} belli
expressed
ifade edilen
said
sözkonusu
said
{s} denilen
said
söylenen

Toplantıda söylenen her şeyi anladın mı? - Did you understand everything that was said at the meeting?

Söylenen söz geri alınamaz. - Once you've said something, it can't be taken back.

said
{s} bahsedilen