Hava atmak için benimle İngilizce konuştu.
- She spoke with me in English in order to show off.
Hava atmak için benimle İngilizce konuştu.
- He spoke with me in English in order to show off.
Leyla gösteriş yapmaktan hoşlanmadı.
- Layla didn't like to show off.
Tom gösteriş yapmayı sever.
- Tom loves to show off.
Leyla gösteriş yapmaktan hoşlanmadı.
- Layla didn't like to show off.
Leyla fiyaka yapmaktan hoşlanmıyordu.
- Layla didn't like to show off.
O, yeni bisikletini arkadaşlarına göstermek için istekliydi.
- He was eager to show off his new bicycle to his friends.
O, gücünü göstermek için bağajı kaldırdı.
- He lifted the trunk to show off his strength.
...he gasconaded on the theme of his personal exploits in the Seven Years' War of France in Spain, as if he had been as prime a sword-player as Murat....
Nor was the president's talk of abundant and inexhaustible resources mere gasconade.