I must go through the task by tomorrow.
- Yarına kadar görevi gözden geçirmeliyim.
I'll go through both the good times and the bad with you.
- Seninle olan hem iyi hem de kötü zamanları gözden geçireceğim.
The rule should be revised.
- Kural yeniden gözden geçirilmelidir.
He revised his opinion.
- Fikrini gözden geçirdi.
We need to review the case.
- Davayı gözden geçirmemiz gerekir.
You must appropriately review the outcome of your bargain.
- Pazarlığının sonucunu uygun bir şekilde gözden geçirmelisin.