görünürdeki

listen to the pronunciation of görünürdeki
Türkisch - Englisch
ostensible
apparent
seeming
görünür
apparent
görünür
visible

The most visible forms of aggression are often seen between prey and predator. - Saldırganlığın en görünür formları genellikle av ve avcı arasında görülür.

There still weren't any visible signs of spring. - İlkbaharın hala görünür bir işareti yoktu.

görünür
in view
görünür
observable
görünür
visionary
görünür
apparent to
görünür
appears

The gibbous moon appears to grow fatter each night until we see the full sunlit face of the Moon. We call this phase the full moon. - Kambur ay biz ayın tam güneşli yüzünü görene kadar her gece şişmanlıyor gibi görünür. Biz bu faza dolunay diyoruz.

He often appears on TV. - O, sık sık televizyonda görünür.

görünür
apparent, visible
Türkisch - Türkisch

Definition von görünürdeki im Türkisch Türkisch wörterbuch

görünür
Belli, apaçık göze çarpan
görünür
Görünen, gözle görülebilen