everything present in this wine is immediately obvious

listen to the pronunciation of everything present in this wine is immediately obvious
Englisch - Türkisch

Definition von everything present in this wine is immediately obvious im Englisch Türkisch wörterbuch

direct
yöneltmek
direct
{f} yönlendirmek

Trafik ışıkları trafiği yönlendirmek için kullanılır. - Traffic lights are used to direct traffic.

direct
yönetmek

Sami bir film yönetmek istiyordu. - Sami wanted to direct a film.

direct
direkt

O bir direkt uçuş mu? - Is it a direct flight?

Kelimesi kelimesine direkt çeviriler değil, doğal görünen çeviriler istiyoruz. - We want natural-sounding translations, not word-for-word direct translations.

direct
{f} idare etmek
direct
{s} kestirme

Tom'un kötü bir yön kestirme yeteneği var. - Tom has a poor sense of direction.

direct
adres yazmak gönderiye
direct
emretmek
direct
tereddütsüz
direct
yolu tarif etmek
direct
{f} komuta etmek
direct
{s} doğrudan doğruya

Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir. - Everyone has the right to take part in the government of his country, directly or through freely chosen representatives.

Çıplak gözle ya da dürbün ya da teleskop gibi herhangi bir aletle doğrudan doğruya güneşe bakmamalısın. - You should never look directly at the Sun with the naked eye or through any instrument such as binoculars or a telescope.

direct
{f} direktif vermek
direct
doğrultmak
direct
{s} direkt, doğrudan, dolaysız
direct
{s} açık

Umarım yol tariflerim açıktı. - I hope my directions were clear.

Anlamıyorum; daha açık olmak zorundasın. - I don't understand; you have to be more direct.

direct
(sıfat) direkt, doğru, doğrudan doğruya; dolaysız; kestirme; açık; anlaşılır; dürüst; güneş çevresinde doğudan batıya dönen
direct
duraklamadan
Englisch - Englisch
direct-
direct
everything present in this wine is immediately obvious

    Silbentrennung

    eve·ry·thing pres·ent in this wine I·s im·me·di·ate·ly ob·vi·ous

    Türkische aussprache

    evrithîng prizent în dhîs wayn îz îmidiıtli äbviıs

    Aussprache

    /ˈevrēˌᴛʜəɴɢ prēˈzent ən ᴛʜəs ˈwīn əz əˈmēdēətlē ˈäbvēəs/ /ˈɛvriːˌθɪŋ priːˈzɛnt ɪn ðɪs ˈwaɪn ɪz ɪˈmiːdiːətliː ˈɑːbviːəs/
Favoriten