every bit as good as: see bit every which way: see way

listen to the pronunciation of every bit as good as: see bit every which way: see way
Englisch - Türkisch

Definition von every bit as good as: see bit every which way: see way im Englisch Türkisch wörterbuch

every
her

Bunlar her yerde satılıyor. - These are on sale everywhere.

O her sabah koşmaya gider. - He goes running every morning.

every
alışılmış
every
every now and again ara sıra
every
aradaevery once in a while aradaevery other day iki günde bir
every
everyother
every
{s} her bir

O her birkaç günde buraya gelir. - He comes here every few days.

Yalnızca her birey ona karşı harekete geçmeye karar verirse, AIDS durdurulabilir. - AIDS can be stopped only if every person decides to take action against it.

every
everyfour days dört gündeevery now and then
every
düzensiz
every
günaşırı

Ben günaşırı onu ziyaret ederim. - I visit him every other day.

Bill günaşırı balık tutmaya gider. - Bill goes fishing every other day.

every
mutat
every
{s} bütün

Bütün ülkeler, tüm sınırları içindeki insan grupların ecdat yadigar eserlerini koruma ve gelecek nesillere aktarma sorumluluğu var. - All countries have a responsibility to preserve the ancestral relics of every people group within their borders, and to pass these on to the coming generations.

Kütüphanede bütün kitapları okudum. - I have read every book in the library.

every
{s} her türlü

Herkesin yarattığı, her türlü bilim, edebiyat veya sanat eserlerinden mütevellit manevi ve maddi menfaatlerin korunmasına hakkı vardır. - Everyone has the right to the protection of the moral and material interests resulting from any scientific, literary or artistic production of which he is the author.

Harika değişik iklimleri sayesinde, Amerika Birleşik Devletleri, hemen hemen her türlü spor için bir cennettir. - The United States is a paradise for almost every kind of sports, thanks to its wonderfully varied climate.

Englisch - Englisch
every