dön

listen to the pronunciation of dön
Türkisch - Englisch
{f} turn

Mr Smith has not turned up yet though he promised to come. - Gelmek için söz verdiği halde Bay Smith henüz dönmedi.

Instead, I will turn to a discussion of the two economic variables I defined a moment ago. - Onun yerine az önce tanımladığım iki ekonomik değişkenin tartışmasına döneceğim.

(Bilgisayar) transform

A steam engine is a machine by means of which heat is transformed into work. - Bir buhar makinesi onun vasıtasıyla ısının işe dönüştürüldüğü bir makinedir.

The caterpillar transformed into a beautiful butterfly. - Tırtıl güzel bir kelebeğe dönüştü.

wheel

The first Ferris wheel was built in 1893 in Chicago. - İlk dönme dolap 1893 yılında Chicago'da inşa edildi.

The world's first Ferris wheel was built in Chicago. It was named after its contructor, George Washington Gale Ferris, Jr. - Dünyanın ilk dönme dolabı Şikago'da yapıldı. Ona yapımcısının adı verildi, George Washington Gale Ferris, Jr.

{f} veering

I saw his car veering to the right. - Onun arabasının sağa doğru döndüğünü gördüm.

back down

Tom will never back down. - Tom asla sözünden dönmeyecek.

Tom isn't going to back down. - Tom sözünden dönmeyecek.

{f} twirl
veer

I saw his car veering to the right. - Onun arabasının sağa doğru döndüğünü gördüm.

{f} rotating

The Earth is rotating from West to East. - Dünya batı'dan doğuya doğru dönüyor.

There is a rotating restaurant at the top of this tower. - Bu kulenin tepesinde döner restoran var.

return to

He left the Mexican capital to return to Texas. - O Texas'a dönmek için Meksika başkentinden ayrıldı.

The president was forced to return to Washington. - Başkan Washington'a dönmek zorunda kaldı.

revert
sheer
return

After a long absence, she returned home. - Uzun bir yokluktan sonra eve geri döndü.

After I returned from Turkey, my Turkish deteriorated. - Türkiye'den döndükten sonra Türkçem zayıfladı.

dönmek dön
(Bilgisayar) return
dön mek
Customers providing
geri dön
(Bilgisayar) go back

Tom will go back home soon. - Tom yakında eve geri dönecek.

You should go back right now. - Şu an geri dönmelisin.

geri dön
(Bilgisayar) revert
geri dön
(Bilgisayar) go back to

Tom had to go back to Boston. - Tom Boston'a geri dönmek zorunda kaldı.

Do you think I'm too old to go back to school? - Benim okula geri dönmek için çok fazla yaşlı olduğumu düşünüyor musunuz?

anasayfaya dön
return to the main page
sağa dön
Turn right! Make a right turn!
sola dön
Turn left! Make a left turn!
bitince geri dön
(Bilgisayar) return when done
geri dön!
turn the car about!
geriye dön!
mil . About face!
parmak ucunda dön
pirouette
önceki slayda dön
(Bilgisayar) return to the previous slide
dön
Favoriten