O onunla sadece ilgilenmiyor, ona deli oluyor.
- He is not just interested, he's crazy about it.
Sizce ben deli miyim?
- Do you think I'm crazy?
Onun fikirleri çılgınca görünüyor.
- Her ideas sound crazy.
Tom'un çılgınca bir şey yapmayacağından oldukça eminim.
- I'm pretty sure Tom won't do anything crazy.
Tom onun çılgınlık olduğunu düşünüyor.
- Tom thinks that's crazy.
Yaşamını riske atman çılgınlık.
- It is crazy of you to put your life at risk.
Aptalca bir şey yapmayacağız.
- We're not going to do anything crazy.
Onu yapmak aptalca olurdu.
- It would be crazy to do that.
Tom tatlılara düşkündür.
- Tom's crazy about sweets.
Tom sana divane oluyor.
- Tom is crazy about you.
Erkekler ona divane oluyor.
- Men are crazy about her.
Onun fikirleri çılgınca görünüyor.
- Her ideas sound crazy.
Sizin fikirleriniz çılgınca görünüyor.
- Your ideas sound crazy.
Aptalca bir şey yapmayacağız.
- We're not going to do anything crazy.
Onu yapmak aptalca olurdu.
- It would be crazy to do that.
Ben o delikanlıya hastaydım.
- I was crazy about that boy.
Onlar böyle saçmalıklara inanmak için deli olmalılar
- They must be crazy to believe such nonsense.
Dün deli gibi ısırıyorlardı.
- They were biting like crazy yesterday.
Yeterli zamanım olduğundan emin olmak için deli gibi çalışıyorum.
- I'm working like crazy to make sure I have enough time.
Bunlar sadece çılgın fikirler.
- These are just crazy ideas.
Bu çılgın fikir nereden aklına geldi?
- How did you come up with this crazy idea?
When she gets on the motorcycle she goes crazy.
He went crazy when he won.
Why is she so crazy about him?.
We played crazy eights, war, fifty-two card pickup. Rudy flipped the whole deck across the table at me and the cards sailed to the floor, kings, queens, deuces.
crazy-paving pattern.
She stayed late, working like crazy to get the project done before the deadline.
After so many days of rain, the kids started to get a bit stir-crazy.