O kaba, kibirli ve cahil.
- He's rude, arrogant and ignorant.
Kız güzelliği nedeniyle kibirli.
- That girl is arrogant because of her beauty.
Mary, güzelliği konusunda kendini beğenmiştir.
- Mary is arrogant about her beauty.
O bir fahişenin kendini beğenmiş oğludur.
- He's an arrogant son of a bitch.
Dan küstah ve kibirli bir adam değil.
- Dan isn't an arrogant and disdainful guy.
O gururlu ve kibirli.
- He's prideful and arrogant.
Ben gençken onun küstah bir tavırı vardı.
- When he was young, he had an arrogant air.
Onun küstah tavırlarına dayanamadım.
- I couldn't put up with her arrogant behavior.