bring back to the point of departure

listen to the pronunciation of bring back to the point of departure
Englisch - Türkisch

Definition von bring back to the point of departure im Englisch Türkisch wörterbuch

return
{f} dönmek

Bir hafta içinde eve dönmek zorundayım. - I must return home within a week.

Başkan Washington'a dönmek zorunda kaldı. - The president was forced to return to Washington.

return
{f} iade etmek

Bir araba iade etmek istiyorum. - I'd like to return a car.

Kitabı bugün kütüphaneye iade etmek zorundayım. - I have to return this book to the library today.

bring back
(Dilbilim) geri dönmek
bring back
(Dilbilim) akla getirmek
bring back
(deyim) ayıltmak
return
geri gönderme
return
(Ticaret) geri çevirme

O onun aşkını geri çevirmedi. - He did not return her love.

bring back
geri getirmek

Ne kadar çok yemek yersen o kadar az geri getirmek zorunda kalırız. Bu yüzden istediğin kadar çok ye! - The more food you eat, the less we have to bring back. So eat as much as you want!

bring back
hatırlatmak
bring back
geri getir

Şemsiyemi ne zaman geri getireceksin? - When will you bring back my umbrella?

Bir sürü yiyecek geri getireceğim. - I will bring back a lot of food.

bring back
geri götürmek
return
{i} seçim sonucu
return
{i} tazminat
return
{f} nüksetmek
return
{i} bülten
return
dönüş, dönmek dön
return
{f} misilleme yapmak
Englisch - Englisch
take back
bring back
return
bring back to the point of departure

    Silbentrennung

    bring back to the point of de·par·ture

    Türkische aussprache

    brîng bäk tı dhi poynt ıv dîpärçır

    Aussprache

    /ˈbrəɴɢ ˈbak tə ᴛʜē ˈpoint əv dəˈpärʧər/ /ˈbrɪŋ ˈbæk tə ðiː ˈpɔɪnt əv dɪˈpɑːrʧɜr/
Favoriten