What's Tom's connection?
- Tom'un bağlantısı nedir?
Tom can't do his job without an internet connection.
- Tom İnternet bağlantısı olmadan işini yapamaz.
He got the job by virtue of his father's connections.
- O, babasının bağlantıları sayesinde işi aldı.
With your connections, you should be able to find a job for Tom.
- Bağlantıların ile, Tom için bir iş bulabilmelisin.
Scientists have learned that, throughout Earth's history, temperature and CO2 levels in the air are closely tied.
- Bilimciler dünya'nın tarihi boyunca, sıcaklık ve havadaki CO2 seviyelerinin yakından bağlantılı olduğunu öğrendiler.
The two nations have strong trade ties.
- İki ulusun güçlü ticaret bağlantısı var.
It is a prevalent belief, according to a nationwide poll in the United States, that Muslims are linked with terrorism.
- ABD'de ülke çapındaki bir ankete göre Müslümanların terörle bağlantılı olduğu yaygın bir inançtır.
The world's tropical rainforests are critical links in the ecological chain of life on the planet.
- Dünyadaki tropikal yağmur ormanları, gezegende yaşamın ekolojik zincirine kritik bağlantılıdır.
He comes into contact with all kinds of people.
- Her türlü insanla bağlantı kurar.
How did you make contact?
- Nasıl bağlantı kurdun?
I want to get in touch with her.
- Onunla bağlantı kurmak istiyorum.
I want to get in touch with him.
- Onunla bağlantı kurmak istiyorum.
Do any of you have anything to say in connection with this?
- Sizden birinin bununla bağlantılı olarak söyleyecek bir şeyi var mı?
I've got a connecting flight.
- Bağlantılı bir uçuşum var.
I feel like we're connecting.
- Bağlantı kurduğumuzu hissediyorum.
China still faces major challenges with grid connection of installed wind turbines.