as much as spoon can hold at once

listen to the pronunciation of as much as spoon can hold at once
Englisch - Türkisch

Definition von as much as spoon can hold at once im Englisch Türkisch wörterbuch

as much as
olduğu kadar

Romanlar geçmişte olduğu kadar çok okunmuyor. - Novels aren't being read as much as they were in the past.

Mümkün olduğu kadar tünellerden kaçınmaya çalışacağım. - I will try to avoid tunnels as much as possible.

as much as
olabildiği kadar
as much as
aynı miktarda
as much as
kadar

O, benim kazandığımın üç katı kadar çok kazanıyor. - He earns three times as much as I do.

Haber onu, beni şaşırttığı kadar, çok şaşırttı. - The news surprised him as much as it did me.

as much as
kadar çok

Onun Tom'a güvendiği kadar çok Tom Mary'ye güvenmiyor. - Tom didn't trust Mary as much as she trusted him.

Mary'nin onu sevdiği kadar çok Tom Mary'yi sevmiyordu. - Tom didn't love Mary as much as she loved him.

spoonful
kaşık dolu

Tom kavanozdan bir kaşık dolusu fıstık ezmesi yemekten hoşlanıyor. - Tom likes to eat spoonfuls of peanut butter right out of the jar.

Tom bir kaşık dolusu fıstık ezmesi yedi. - Tom ate a spoonful of peanut butter.

as much as
aynı
as much as
bile
spoonful
{i} kaşık dolusu

Ben her zaman çayıma bir kaşık dolusu bal eklerim. - I always add a spoonful of honey to my tea.

Tom kavanozdan bir kaşık dolusu fıstık ezmesi yemekten hoşlanıyor. - Tom likes to eat spoonfuls of peanut butter right out of the jar.

spoonful
(isim) kaşık dolusu
Englisch - Englisch
{n} spoonful
as much as
to the same extent; up to the desired amount
as much as spoon can hold at once

    Silbentrennung

    as much as spoon Can hold at once

    Türkische aussprache

    äz mʌç äz spun kın hōld ät wʌns

    Aussprache

    /ˈaz ˈməʧ ˈaz ˈspo͞on kən ˈhōld ˈat ˈwəns/ /ˈæz ˈmʌʧ ˈæz ˈspuːn kən ˈhoʊld ˈæt ˈwʌns/
Favoriten