arama sırası

listen to the pronunciation of arama sırası
Türkisch - Englisch
(Bilgisayar) search order
ara sıra
sometimes

Lucy sometimes visits May. - Lucy ara sıra May'i ziyaret eder.

I know that you still cry for me sometimes. - Ara sıra hâlâ benim için ağladığını biliyorum.

ara sıra
occasionally

They visited me occasionally. - Onlar beni ara sıra ziyaret ettiler.

I run into Tom occasionally. - Ara sıra Tom'a rastlarım.

ara sıra
once in a while

I go to the movies once in a while. - Ara sıra sinemaya giderim.

I play tennis once in a while. - Ara sıra tenis oynarım.

ara sıra
from time to time

My son came to see me from time to time. - Ara sıra oğlum beni ziyarete geliyordu.

My uncle comes to see me from time to time. - Amcam ara sıra beni görmeye gelir.

ara sıra
here and there
ara sıra
every now and again
ara sıra
sporadic

Does the error occur regularly or sporadically? Is the error reproducible? - Hata düzenli olarak mı yoksa ara sıra mı meydana geliyor? Hata yeniden üretilebilir mi?

ara sıra
ever and none
ara sıra
(deyim) few and far between
ara sıra
on and off

It has been raining on and off since this morning. - Bu sabahtan beri ara sıra yağmur yağıyor.

It has been snowing on and off. - Ara sıra kar yağıyordu.

ara sıra
on occasion

I am absent from school on occasion. - Ara sıra okula gitmem.

They eat meat on occasion. - Onlar ara sıra et yerler.

ara sıra
every now and then

I hear from him every now and then. - Ara sıra ondan haber alıyorum.

He writes to his mother every now and then. - O, ara sıra annesine yazar.

ara sıra
now and again

Let me hear from you now and again, will you? - Ara sıra senden haber almama izin ver, verecek misin?

ara sıra
every so often
ara sıra
off and on

It has been snowing off and on since last night. - Dün geceden beri ara sıra kar yağıyor.

I watch TV off and on. - Ara sıra televizyon izlerim.

ara sıra
in snatches
ara sıra
from time to time, now and then, at times, on and off, every so often
ara sıra
ever and anon
ara sıra
in places
ara sıra
by snatches
ara sıra
betweenwhiles
ara sıra
every once in a while

Every once in a while, I take my boyfriend a lunch while he's at work. - Ara sıra erkek arkadaşıma o işteyken bir öğle yemeği götürürüm.

Tom comes to visit me every once in a while. - Tom ara sıra beni ziyaret etmeye gelir.

ara sıra
now and then

If you have time, drop me a line now and then. - Eğer zamanınız varsa, ara sıra birkaç satır yaz.

He still comes to see me now and then. - O hâlâ ara sıra beni görmeye gelir.

ara sıra
betweentimes
ara sıra
while

I play tennis once in a while. - Ara sıra tenis oynarım.

I hear from him once in a while. - Ara sıra ondan haber alırım.

ara sıra
interval
Türkisch - Türkisch

Definition von arama sırası im Türkisch Türkisch wörterbuch

ara sıra
Seyrek olarak, zaman zaman

Harabeyi dolaşırken ara sıra perişan kalabalıklara rast geliyoruz.- F. R. Atay.

Ara sıra
çat pat