angelangt

listen to the pronunciation of angelangt
Deutsch - Türkisch
ulaştı
Englisch - Türkisch

Definition von angelangt im Englisch Türkisch wörterbuch

touched
keçileri kaçırmış
touched
hislenmek
touched
{f} dokun

Tom Mary'nin omzuna dokundu. - Tom touched Mary's shoulder.

Hiçbir yunusa dokundun mu? - Have you ever touched a dolphin?

touched
minnettar
touched
üşütük
touched
müteşekkir
touched
kaçık
arrived
geldi

Buraya dün akşam altıda geldik. - We arrived here at six yesterday evening.

İngiltere'den bir hafta önce geldiler. - They arrived from England a week ago.

arrived
ulaşmış

Ben geldiğimde, anlaşmazlık kaynama noktasına ulaşmıştı. - When I arrived, the dispute had reached its boiling point.

touched
çatlak
touched
müteessir

Tom müteessir görünüyordu. - Tom seemed to be touched.

touched
{s} kafadan kontak, kafası bir hoş
touched
kaçık/minnettar
touched
deli
touched
touch değ/dokun
touched
bozuk
touched
etkilenmiş

Tom, Mary'nin onun hakkında üzgün olmasından etkilenmişti. - Tom was touched that Mary was worried about him.