an attempt to find something

listen to the pronunciation of an attempt to find something
Englisch - Türkisch

Definition von an attempt to find something im Englisch Türkisch wörterbuch

search
araştırmak

Her odayı dikkatlice araştırmak için zamanımız yok. - We don't have time to search every room carefully.

İstihdamı araştırmak için Tokyo'ya geldi. - He came to Tokyo in search of employment.

search
aramak

Birçok insan altın aramak için Batıya yola çıktı. - Many men set out for the West in search of gold.

O, kayıp çocuğunu aramak için gitti. - She went in search of her lost child.

search
araştırma

O, hasta bebeği için doktor araştırmaya gitti. - She went in search of a doctor for her sick baby.

Araştırma ekibi onu uçurumun dibinde uzanırken buldu. - The search party found him lying at the foot of a cliff.

search
{f} 1. araştırmak, aramak: We are searching for an inexpensive apartment. Ucuz bir daire arıyoruz. They searched the house from top to bottom
search
(Askeri) ARAŞTIRMAK: Bir hava hedefinin yerini tespit etmek üzere, ışıldak ve radar huzmesini semada bir saha üzerinde ileri hareket ettirmek
search
{f} incelemek
search
gemide araştırma yapma
search
araştırmak, aramak: We are searching for an inexpensive apartment. Ucuz bir daire arıyoruz. They searched the house from top to bottom
search
search out araştırıp öğrenmek
search
{f} sondalamak [tıp.]
search
dikkatle tetkik ve teftiş etmek
search
arama tarama yapmak
search
yoklamak
search
üstünü aramak
search
yoklama
search
bakma
search
(fiil) araştırmak, aramak, üstünü aramak, yoklamak, incelemek, sondalamak [tıp.], gedik açmak (mermi)
Englisch - Englisch
search

With only five minutes until we were meant to leave, the search for the keys started in earnest.

an attempt to find something

    Silbentrennung

    an at·tempt to find some·thing

    Türkische aussprache

    ın ıtempt tı faynd sʌmthîng

    Aussprache

    /ən əˈtempt tə ˈfīnd ˈsəmᴛʜəɴɢ/ /ən əˈtɛmpt tə ˈfaɪnd ˈsʌmθɪŋ/
Favoriten