Ben senin düşmanın değil, dostun olmak istiyorum.
- I want to be your ally, not your enemy.
Mary başarılı olmasına yardım etmek için bir dost istiyor.
- Mary wants an ally to help her succeed.
Tom ya sizin en iyi müttefikiniz ya da en kötü düşmanı olabilir.
- Tom can either be your best ally or your worst enemy.
Ne olursa olsun senin müttefikin kalacağım.
- I'll remain your ally no matter what happens.
Müttefik kuvvetleri batıdan saldırıyorlardı.
- Allied forces were attacking from the west.
Müttefik askeri liderler Japon planını yenmek için bir yol buldu.
- Allied military leaders found a way to defeat the Japanese plan.
Onlar müttefikleri destekledi.
- They supported the Allies.
Avusturya'nın da müttefikleri vardı.
- Austria had allies, too.