Her gün İngilizce çalışıyor musun?
- Do you study English every day?
O her sabah koşmaya gider.
- He goes running every morning.
Tom her birkaç günde bir buraya gelir.
- Tom comes here every few days.
O her birkaç günde buraya gelir.
- He comes here every few days.
Doktor günaşırı onu ziyaret eder.
- The doctor visits her every other day.
Bill günaşırı balık tutmaya gider.
- Bill goes fishing every other day.
Bugün bütün sınıf burada.
- Everyone in the class is here today.
Bütün ülkeler, tüm sınırları içindeki insan grupların ecdat yadigar eserlerini koruma ve gelecek nesillere aktarma sorumluluğu var.
- All countries have a responsibility to preserve the ancestral relics of every people group within their borders, and to pass these on to the coming generations.
Harika değişik iklimleri sayesinde, Amerika Birleşik Devletleri, hemen hemen her türlü spor için bir cennettir.
- The United States is a paradise for almost every kind of sports, thanks to its wonderfully varied climate.
Herkesin yarattığı, her türlü bilim, edebiyat veya sanat eserlerinden mütevellit manevi ve maddi menfaatlerin korunmasına hakkı vardır.
- Everyone has the right to the protection of the moral and material interests resulting from any scientific, literary or artistic production of which he is the author.