Onun hikayesi çocuklarda merak uyandırdı.
- Her story excited curiosity in the children.
Fazla merak iyi değildir.
- Curiosity killed the cat.
Tom herkesin güvende olup olmadığını merak etmekten kendini alamadı.
- Tom couldn't help but wonder if everybody was safe.
Tom'un nerede olduğunu merak etmekten başka yapabileceğim bir şey yok.
- I can't help but wonder where Tom is.