Tom, benim yiyebileceğimden daha çok sosisli sandviç yiyebileceğine benimle elli dolara bahse girdi. - Tom bet me fifty dollars that he could eat more hot dogs than I could.
Tom'a bir sosisli sandviç aldım. - I bought Tom a hot dog.
Englisch - Englisch
Definition von a sausage of the type used as a general ingredient in sense 1 (above) im Englisch Englisch wörterbuch