Lütfen ne zaman isterseniz içeri gelip sergimize bir göz atmak için tereddüt etmeyin.
- Please do feel free to come in and take a look at our exhibition anytime.
Buna bir göz atmak ister misin?
- Would you like to take a look at it?
Meg bile bana bakmadı.
- Meg didn't even look at me.
Bu Japon arabasına bak.
- Look at this Japanese car.
Sabah güneşi bakmak için çok parlak.
- The morning sun is too bright to look at.
Tom arabaya yakından bakmak için durdu.
- Tom stopped to take a close look at the car.
... ROMNEY: Well, let's look at the president's policies, all right, as opposed to the rhetoric, ...
... But now we are going to look at every departure, every ...