Are you a teacher? Yes, I am.
- Siz bir öğretmen misiniz? Evet, ben bir öğretmenim.
I know that you're a teacher.
- Sizin bir öğretmen olduğunuzu biliyorum.
My driving instructor says I should be more patient.
- Sürüş öğretmenim daha sabırlı olmam gerektiğini söylüyor.
She's a yoga instructor.
- O bir yoga öğretmenidir.
Schoolteachers must have a lot of patience with the children.
- Öğretmenler çocuklara karşı çok sabırlı olmalıdır.
I'm a schoolteacher from Boston.
- Ben Bostonlu bir öğretmenim.
Newton became Warden of the Royal Mint in 1696. He became Master of the Royal Mint in 1699.
- 1696'da Newton darphane müdürü oldu. 1699'da darphane öğretmeni oldu.
The dog knew its master.
- Köpek öğretmenini tanıyordu.
Although teachers give a lot of advice, students don't always take it.
- Öğretmenler bir sürü tavsiye vermelerine rağmen, öğrenciler her zaman onu almazlar.
Don't hesitate to ask your teacher a question.
- Öğretmenine soru sormaya çekinme.
What's her professor's name?
- Onun öğretmeninin adı nedir?
The professor teaches Czech.
- Öğretmen, Çekçe öğretiyor.
I've hired a private tutor to help me practice my German conversation.
- Ben benim Alman konuşmamı pratik etmeme yardım etmesi için özel öğretmen tuttum.
I don't need a tutor!
- Bir özel öğretmene ihtiyacım yok!
She communicates well with her teachers.
- O, öğretmenleri ile iyi iletişim kurar.
Tom always stays at school as late as the teachers allow him to.
- Tom her zaman öğretmenler kendisine izin verdiği sürece geç saatlere kadar okulda kalır.
Hocasının adı neymiş?
- Öğretmeninin ismi ne?