çürüt

listen to the pronunciation of çürüt
Türkisch - Englisch
debunk
{f} refuting
refute

I won't try to refute your theses. - Tezini çürütmeye çalışmayacağım.

I don't want to refute this outworn idea. - Bu çağ dışı fikri çürütmek istemiyorum.

rebut

She rebutted his argument. - O tartışmayı çürüttü.

confute
{f} confuting
{f} contused
contuse
bruised
contusioned
disprove
çürü
putrefy
çürü
{f} rotten

I smell something rotten. - Çürük bir şeyin kokusunu alıyorum.

This food smells rotten. - Bu gıda çürük kokuyor.

çürü
rott
çürü
{f} rot

He could not by any means tolerate the ghastly smell of rotting onion. - O, hiçbir şekilde berbat çürüyen soğan kokusuna tahammül edemedi.

These oranges have rotted. - Bu portakallar çürüdü.

çürü
molder
çürü
become putrid
çürü
{f} blighted
çürü
go bad
çürü
{f} rotting

A stench emanated from the rotting corpses. - Çürüyen cesetlerden pis bir koku yayıldı.

He could not by any means tolerate the ghastly smell of rotting onion. - O, hiçbir şekilde berbat çürüyen soğan kokusuna tahammül edemedi.

çürü
{f} blight
çürü
moulder
çürü
(Biyoloji) decay

Meat decays quickly in warm weather. - Et sıcak havalarda hızla çürür.

Fruits decay in the sun. - Meyveler güneşte çürür.