comparative of young

listen to the pronunciation of comparative of young
İngilizce - Türkçe

comparative of young teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

younger
daha genç

Manzara beni daha genç günlerime geri götürdü. - The scenery carried me back to my younger days.

John Bill kadar yaşlı değil; çok daha genç. - John is not as old as Bill; he is much younger.

younger
{s} küçük

O, benden beş yaş küçük. - He is five years younger than me.

Küçük erkek kardeşim TV izliyor. - My younger brother is watching TV.

younger
(sıfat) küçük
İngilizce - İngilizce
younger
comparative of young

    Heceleme

    com·par·a·tive of young

    Türkçe nasıl söylenir

    kımperıtîv ıv yʌng

    Telaffuz

    /kəmˈperətəv əv ˈyəɴɢ/ /kəmˈpɛrətɪv əv ˈjʌŋ/