The temperature fell several degrees.
- Sıcaklık birkaç derece düştü.
Ikeda made several silly mistakes, and so he was told off by the department head.
- Ikeda birkaç aptalca hata yaptı ve bu yüzden ona bölüm başkanı tarafından ağzının payı verildi.
Only a few people showed up on time.
- Yalnızca birkaç kişi vaktinde geldi.
You'll be able to drive a car in a few days.
- Birkaç gün içinde araba sürebileceksin.
My father bought some CDs for my birthday.
- Babam, doğum günüm için bana birkaç CD aldı.
He got a broken jaw and lost some teeth.
- Kırık bir çenesi var ve birkaç dişini kaybetti.
A number of friends saw him off.
- Birkaç arkadaş onu uğurladılar.
Tom and Mary have gone swimming together a number of times.
- Tom ve Mary birkaç kez birlikte yüzmeye gittiler.
You'll be able to drive a car in a few days.
- Birkaç gün içinde araba sürebileceksin.
Only a few people showed up on time.
- Yalnızca birkaç kişi vaktinde geldi.
I've seen a couple of Kurosawa's films.
- Kurosawa'nın filmlerinden birkaçını izledim.
Tom has a couple of friends in Boston.
- Tom'un Boston'da birkaç arkadaşı var.
A number of students are absent today.
- Bugün birkaç öğrenci eksik.
Tom and Mary have gone swimming together a number of times.
- Tom ve Mary birkaç kez birlikte yüzmeye gittiler.
There were multiple disclaimers at the start of the video.
- Videonun başında birkaç feragatname vardı.
The judge was forced to slam her gavel down multiple times in order to restore order to the court.
- Hakim mahkemeye düzeni sağlamak için birkaç sefer tokmağı aşağı vurmak zorunda kaldı.
Tom was among the few who survived.
- Tom hayatta kalan birkaç kişi arasındaydı.
Tom was among the few who stayed and helped.
- Tom kalan ve yardım eden birkaç kişinin arasındaydı.
I want some potatoes. Do you have any?
- Birkaç patates istiyorum. Hiç patatesiniz var mı?
Not eating or drinking anything for a couple of days may result in death.
- Birkaç günlüğüne hiçbir şey yememek veya içmemek ölümle sonuçlanabilir.
The man passed away a few hours ago.
- Adam bir kaç saat önce vefat etti.
We were in Boston last month for a few days visiting Tom.
- Biz Tom'u ziyaret ederken geçen ay bir kaç gün Boston'daydık.