Sophie had been looking forward to getting another letter from the unknown sender.
- Sophie bilinmeyen bir gönderenden gelen bir başka mektup almak için can atıyordu.
Another ten minutes' walk brought us to the shore.
- On dakikalık bir başka yürüyüş bizi kıyıya getirdi.
In other words, I don't like to work with him.
- Başka bir deyişle, onunla çalışmayı sevmiyorum.
In other words, you should doubt common sense.
- Başka bir deyişle, sağduyudan şüphe etmelisin.
Please show me another one.
- Lütfen bana başka bir tane daha gösterin.
I don't like this shirt. Show me another.
- Bu gömleği sevmiyorum. Bana başka bir tane göster.
We have to go somewhere else.
- Başka bir yere gitmemiz gerekiyor.
Could you put this bag somewhere else?
- Bu çantayı başka bir yere koyar mısın?