at a time in the past, especially the distant past

listen to the pronunciation of at a time in the past, especially the distant past
İngilizce - Türkçe

at a time in the past, especially the distant past teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

long ago
uzun süre önce

Uzun süre önce o filmi izledim. - I have seen that film long ago.

Tom bunu uzun süre önce yapmalıydı. - Tom should've done that long ago.

long ago
uzun zaman önce

Ben, o filmi uzun zaman önce izledim. - I have seen that film long ago.

Oksijensiz bütün hayvanlar uzun zaman önce gözden kaybolurdu. - Without oxygen, all animals would have disappeared long ago.

İngilizce - İngilizce
long ago

There was a Roman fort here long ago.