araştıran

listen to the pronunciation of araştıran
Türkçe - İngilizce
seeker
searcher
inspector
examiner
one who looks for something
probing
araştır
{f} quest

I'm doing some history research and would like to ask you a few questions. - Biraz geçmişi araştırma yapıyorum, ve size birkaç soru sormak istiyorum.

The boy succeeded in his quest, guided by the spirit of a squirrel. - Bir sincap ruhu tarafından yönlendirilen çocuk araştırmasında başarılı olmuştu.

araştır
probing
araştır
(Bilgisayar) investigate

It's my business to investigate such things. - Bu tür şeyleri araştırmak benim işim.

A committee has been set up to investigate the problem. - Sorunu araştırmak için bir komite kuruldu.

araştır
{f} research

This means you can reuse them freely for a textbook, for an application, for a research project, for anything! - Bu, onları bir ders kitabı için, bir uygulama için, bir araştırma projesi için, her şey için yeniden serbestçe kullanabileceğin anlamına gelir.

We have little money available for the research. - Araştırma için mevcut az paramız var.

araştır
make a survey of
araştır
inquire

He says he will inquire into the matter. - Konuyu araştıracağını söylüyor.

araştır
{f} ferret
araştır
look into

I will look into the matter. - Konuyu araştıracağız.

Private detectives were hired to look into the strange case. - Özel dedektifler tuhaf davaları araştırmak için kiralanırlar.

inceden inceye dikkatle araştıran
minutely examining carefully
araştır
probe
araştır
(Biyoloji) explore

In 1497, John Cabot explored Canada. - 1497 de, John Cabot Kanada'yı araştırdı.

The geologists explored for oil on our farm. - Jeologlar çiftliğimizde petrol için araştırma yaptılar.

araştır
snoop
dilin köklerini araştıran bilim
etymology
gübreleri araştıran
scatological
inceden inceye araştıran
searching
iyice araştıran
scrutiniser
iyice araştıran
scrutinizer
kanserojen etmenleri araştıran bilim dalı
carcinology
şeytan ve cinlerin varlığını araştıran bilim
demonology
Türkçe - Türkçe
(Osmanlı Dönemi) MÜFETTİŞ