Sakıncası yoksa ofisime nasıl girdiğini bana söyler misin?
- Would you mind telling me how you got into my office?
Affedersiniz, sakıncası yoksa bunu yineleyebilir misiniz?
- Excuse me, would you mind repeating that?
Pencereyi açmamın sizce bir sakıncası var mı?
- Would you mind if I open the window?
Sigara içmemin sizce bir sakıncası var mı?
- Would you mind if I smoked?
Bana bir indirim yapar mısınız?
- Would you give me a discount?
Siz bana bir iyilik yapar mısınız?
- Would you do me a favour?
Tom işi tek başına yapamaz. Ona yardım eder misiniz?
- Tom can't do the job by himself. Would you mind helping him?
İngilizce konuşmayı tercih eder misiniz?
- Would you prefer to speak in English?
Birlikte gelmemin bir sakıncası var mı?
- Would you mind if I came along?
Sütün kalanını içmemin bir sakıncası var mı?
- Would you mind if I drank the rest of the milk?
... So it feels exactly the same way you would see on a Pixel ...
... is this: What are the differences between the two of you as to how you would go about ...