If you see a man approaching you with the obvious intention of doing you good, you should run for your life.
- Sana faydalı olmak amacıyla sana yaklaşan bir adam görürsen, hayatın için koşmalısın.
I saw a figure approaching in the distance.
- Ben uzaktan yaklaşan bir suret gördüm.
He will pass the upcoming examination.
- Yaklaşan sınavı geçecek.
Tom is excited about the upcoming game.
- Tom yaklaşan oyun hakkında heyecanlı.
How will you spend the coming three-day holiday?
- Yaklaşan üç günlük tatili nasıl geçireceksin?
We want to wish you and your family all the joys of a coming New Year.
- Yaklaşan Yeni Yılın size ve ailenize neşe getirmesini dileriz.
Don't come near me. I have a cold.
- Bana yaklaşma, soğuk almışım.
The dictionary gathers nearly half a million words.
- Sözlük yaklaşık yarım milyon kelime toplar.
He approached and fell on his knees.
- O yaklaştı ve dizlerinin üzerine düştü.
He is a hard man to approach.
- O yaklaşması zor bir adamdır.
Dogs breathe approximately 30 times a minute.
- Köpekler yaklaşık olarak dakikada otuz kez nefes alır.
A person's heart is approximately the same size as their fist.
- Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır.
He does not let the opponent come near him.
- O, rakibin ona yaklaşmasına izin vermez.
Don't come near me. I have a cold.
- Bana yaklaşma, soğuk almışım.
We're slowly nearing the end.
- Biz yavaş yavaş sona yaklaşıyoruz.
The end of my probation period is nearing.
- Benim deneme süremin sonu yaklaşıyor.