Mr. and Mrs. Yamada will return to their homeland next month.
- Bay ve Bayan Yamada gelecek ay vatanlarına geri dönecekler.
They fought for their homeland.
- Vatanları için savaştılar.
Nationalism is not to be confused with patriotism.
- Milliyetçilik, vatanseverlikle karıştırılmamalıdır.
She was a British national.
- O bir İngiliz vatandaşıydı.
Georgia is his native country.
- Gürcistan onun ana vatanı.
All of us were homesick.
- Hepimiz vatan özlemi çekiyorduk.
At first, Meg was homesick.
- İlk başta, Meg vatan hasreti çekti.
All traitors of the fatherland will be punished.
- Vatanın bütün hainleri cezalandırılacak.
It is sweet and honorable to die for the fatherland.
- Vatan için ölmek tatlı ve onurludur.
Tom is a loyal citizen of his country.
- Tom ülkesine sadık bir vatandaştır.
Great artists have no country.
- Büyük sanatçıların vatanı yoktur.
Tom may be the traitor.
- Tom vatan haini olabilir.
Tom practically accused me of being a traitor.
- Tom neredeyse beni bir vatan haini olmakla suçladı.
This is treason, my friends!
- Bu vatan hainliği, arkadaşlarım!
In some countries, the punishment for treason can be life in prison.
- Bazı ülkelerde vatan hainliği için ceza ömür boyu hapis olabilir.
She cried out of homesickness.
- O, vatan hasretinden çığlık attı.
Thirst is more serious than homesickness.
- Susuzluk vatan hasretinden daha ciddidir.
This song makes me homesick.
- Bu şarkı beni vatan hasreti çeken yapıyor.