Akıllı bir okuyucu, anonim kaynaklar dahil, okudukları her şeyi tartmak için istekli olmalıdır.
- An astute reader should be willing to weigh everything they read, including anonymous sources.
Seçeneklerimi tartmak zorundayım.
- I have to weigh my options.
Avantajları ve dezavantajları düşünüp taşınmak zorundayız.
- We have to weigh the pros and cons.
Hobim ağırlık kaldırmak.
- My hobby is weight lifting.
Sınavlarınız olduğu zaman, ağırlık kaldırmak gerçekten stresi azaltır, ve bu zihniniz ve bedeniniz için de iyidir.
- When you're about to have exams, lifting weights really does relieve stress, and it's also good for your mind and body.
Banyo tartısında kendimi tarttım.
- I weighed myself on the bathroom scales.
Satıcı bakır ölçeklerde peynir tartıyor.
- The seller weighs the cheese on the copper scales.
O, 80 kilodan daha fazla gelmektedir.
- She weighs more than 80 kg.
Tom onun sonraki hamlesini düşünüp taşındı.
- Tom pondered his next move.
Soruyu bir süre düşünüp taşındı.
- She pondered the question for a while.
Onların çantalarını tartmadım.
- I didn't weigh their bags.
Akıllı bir okuyucu, anonim kaynaklar dahil, okudukları her şeyi tartmak için istekli olmalıdır.
- An astute reader should be willing to weigh everything they read, including anonymous sources.
Mary onu elinde tarttı.
- Mary weighed it in her hand.
Birçok Avrupa mutfakları orada kuru malzemeler tartıldığından dolayı bir teraziye sahiptir, Amerika'da tam tersine onlar hacimle ölçülmektedir.
- Many European kitchens have scales because dry ingredients are measured by weight there, unlike in America, where they are measured by volume.
Bunu düşünmek zorunda kalacağım.
- I'll have to ponder this one.
Çok fazla ağırlık kaldırırken kolunu incitti.
- He hurt his arm lifting so much weight.
Tuz ağırlıkla satılmaktadır.
- Salt is sold by weight.
Boksörler bir maçtan önce tartılmak zorundalar.
- Boxers have to weigh in before a fight.
Kilo vermenin en iyi yolu uygun şekilde yemek yemek ve çok egzersiz yapmak.
- The best way to lose weight is to eat properly and get a lot of exercise.
Tom kilo vermek için kolay bir yol arıyor.
- Tom is looking for an easy way to lose weight.
George az 70 kilogram ağırlığındadır.
- George weighs not less than 70 kilograms.
O, 120 paund ağırlığındadır.
- She weighs 120 pounds.
He weighs in at upwards of 250 pounds.
Towards the evening we wayed, and approaching the shoare , we landed where there lay a many of baskets and much bloud, but saw not a Salvage.
... Phones don't weigh very much, right? ...
... So I'll weigh in with an answer after I think a bit ...