the final point of something in space or time

listen to the pronunciation of the final point of something in space or time
الإنجليزية - التركية

تعريف the final point of something in space or time في الإنجليزية التركية القاموس.

end
{f} sona ermek

Öyle sona ermek zorunda değil. - It doesn't have to end like that.

Bir rüyayı yaşıyorsun ve rüya sona ermek üzere. - You are living a dream, and the dream is about to end.

end
{f} son vermek

Onların hararetli tartışmaya bir son vermek için boşuna uğraştı. - He tried in vain to put an end to their heated discussion.

Bilim adamları AIDS'e son vermek için harıl harıl çalışıyorlar. - Scientists are working hard to put an end to AIDS.

end
son bulmak
end
sona erdirmek

Fadıl evliliği sona erdirmek istedi. - Fadil wanted to end the marriage.

Eisenhower, savaşı sona erdirmek için mücadele etti. - Eisenhower had campaigned to end the war.

end
{i} mec. ölüm, son
end
son kısım
end
bitim

Dersin bitimine 10 dakika kaldı. - 10 minutes remained until the end of the lesson.

O, filmin bitiminde çok farklı. - She's very different at the end of the movie.

end
{f} bit

Hayat hiç bitmez fakat dünyadaki hayat biter. - Life never ends but earthly life does.

Saat kaçta dersiniz biter? - At what time does your class end?

end
{i} erek
end
{i} akıbet
end
encam
end
{i} kalıntı
end
end onbaş başa
end
tos vuruşu gibi baş başa
end
(Tıp) Son, uç, herhangi bir oluşumun sonu veya ucu
end
baş

İyi başlayan iyi biter. - A good beginning makes a good ending.

O, kendini öldürmeye çalıştı fakat o başarısızlıkla sonuçlandı. - He tried to kill himself but it ended in failure.

end
(Tekstil) 1. uç 2. son
end
{f} bitirmek, son vermek; bitmek, sona ermek
end
bitme

Hayat hiç bitmez fakat dünyadaki hayat biter. - Life never ends but earthly life does.

Hastane inşaatı bitmek üzere. - The construction of the hospital is about to end.

الإنجليزية - الإنجليزية
end

they followed him... into a sort of a central hall; out of which they could dimly see other long tunnel-like passages branching, passages mysterious and without apparent end.

the final point of something in space or time

    الواصلة

    the fi·nal point of some·thing in space or time

    التركية النطق

    dhi faynıl poynt ıv sʌmthîng în speys ır taym

    النطق

    /ᴛʜē ˈfīnəl ˈpoint əv ˈsəmᴛʜəɴɢ ən ˈspās ər ˈtīm/ /ðiː ˈfaɪnəl ˈpɔɪnt əv ˈsʌmθɪŋ ɪn ˈspeɪs ɜr ˈtaɪm/
المفضلات