the final point of something in space or time

listen to the pronunciation of the final point of something in space or time
الإنجليزية - التركية

تعريف the final point of something in space or time في الإنجليزية التركية القاموس.

end
{f} sona ermek

Öyle sona ermek zorunda değil. - It doesn't have to end like that.

Bir rüyayı yaşıyorsun ve rüya sona ermek üzere. - You are living a dream, and the dream is about to end.

end
{f} son vermek

Onların hararetli tartışmaya bir son vermek için boşuna uğraştı. - He tried in vain to put an end to their heated discussion.

Ben tartışmaya bir son vermek istiyorum. - I want to put an end to the quarrel.

end
son bulmak
end
sona erdirmek

Terörü ekonomi ile sona erdirmek en akıllıca politikaydı. - Bringing terrorism to an end via the economy was a most wise policy.

Onlar sadece İngiliz egemenliğini sona erdirmek için savaştılar. - They had just fought a war to end British rule.

end
{i} mec. ölüm, son
end
son kısım
end
bitim

Oyunun bitimiyle birlikte müthiş bir sevince büründük. - As soon as the game ended, we became overjoyed.

Dersin bitimine kadar sadece on dakika var. - There are only 10 minutes left until the end of the lesson.

end
{f} bit

Onların tartışması sonunda berabere bitti. - Their argument eventually ended in a draw.

Saat kaçta dersiniz biter? - At what time does your class end?

end
{i} erek
end
{i} akıbet
end
encam
end
{i} kalıntı
end
end onbaş başa
end
tos vuruşu gibi baş başa
end
(Tıp) Son, uç, herhangi bir oluşumun sonu veya ucu
end
baş

Başlangıcı olanın sonu da vardır. - Whatever has a beginning also has an end.

İyi başlayan iyi biter. - A good beginning makes a good ending.

end
(Tekstil) 1. uç 2. son
end
{f} bitirmek, son vermek; bitmek, sona ermek
end
bitme

Bu iş iyi bitmeyecek. - This is not going to end well.

Tatil bitmek üzeredir. - The vacation is close to an end.

الإنجليزية - الإنجليزية
end

they followed him... into a sort of a central hall; out of which they could dimly see other long tunnel-like passages branching, passages mysterious and without apparent end.

the final point of something in space or time

    الواصلة

    the fi·nal point of some·thing in space or time

    التركية النطق

    dhi faynıl poynt ıv sʌmthîng în speys ır taym

    النطق

    /ᴛʜē ˈfīnəl ˈpoint əv ˈsəmᴛʜəɴɢ ən ˈspās ər ˈtīm/ /ðiː ˈfaɪnəl ˈpɔɪnt əv ˈsʌmθɪŋ ɪn ˈspeɪs ɜr ˈtaɪm/
المفضلات