the arguments, despite their persuasiveness, conceal a fallacy

listen to the pronunciation of the arguments, despite their persuasiveness, conceal a fallacy
الإنجليزية - التركية

تعريف the arguments, despite their persuasiveness, conceal a fallacy في الإنجليزية التركية القاموس.

either
her iki

Hakem her iki tarafı da desteklememelidir. - A referee should not favor either side.

Her iki yol da seni istasyona götürecektir. - Either way will lead you to the station.

either
ya o ya bu. "Ya konuşuyor ya da şarkı söylüyor" , "Either he is talking or he is singing"
either
hiçbiri

Ebeveynlerinden hiçbirine benzemez. - He doesn't resemble either of his parents.

Onlardan hiçbirini tanımıyorum. - I don't know either of them.

either
birinden biri
either
da
either
de değil

Bu benim değil. Benim de değil. - This isn't mine. It's not mine either.

Mary güzel değil, fakat çirkin de değil. - Mary's not pretty, but she isn't ugly, either.

either
ya şu ya bu
either
(olumsuz cümlelerde) de
either
de (değil)
either
ikisinden biri

Bunların ikisinden birine sahip olabilirsiniz, fakat ikisine birden değil. - You can have either of these, but not both.

İkisinden biri gitmeli. - Either of the two must go.

either
(or ile) ya ...ya da
either
iki

İki kızın her birini tanıyor musun? - Do you know either of the two girls?

Her iki yol da seni istasyona götürecektir. - Either way will lead you to the station.

either
herhangi biri

İki kitaptan herhangi birini alabilirsin. - You may take either of the two books.

Elmaların herhangi birini al. - Take either of the apples.

either
conj. ya da
either
{s} (sıfat) ikisi de; her iki: "She doesn't like either one." , "İkisini de sevmiyor." , "On either side of him sat a cat." , "Her iki tarafında bir kedi oturdu."
either
{s} her bir

İki kızın her birini tanıyor musun? - Do you know either of the two girls?

either
either this or that , ya bu yada o
either
(bağlaç) ya da, ne de
either
(İnşaat) den biri
الإنجليزية - الإنجليزية
-either
either