Değerli öğeleri araçta bırakmayın.
- Do not leave valuable items in the vehicle.
İstek listendeki öğelerden biri satlıktır.
- One of the items on your wish list is on sale.
Değerli öğeleri araçta bırakmayın.
- Do not leave valuable items in the vehicle.
Öğeleri büyükten küçüğe doğru sıralayın.
- Sort the items from large to small.
İstek listendeki öğelerden biri satlıktır.
- One of the items on your wish list is on sale.
Bu listedeki öğelerden birini seçin.
- Pick one of the items on this list.
Bir pastayı eşit parçalara ayırma oldukça zordur.
- Cutting a cake into equal pieces is rather difficult.
Ben üç parça mobilya satın aldım.
- I bought three pieces of furniture.
Çok sayıda güzellik örnekleri vardır.
- There are many examples of beauty.
Berber dilinde örnekler ekliyoruz.
- We are adding examples in Berber.
Bu parçaları elde etmesi oldukça zordur.
- These items are rather hard to obtain.
Kırılabilir bu parçalar bütün risklere karşı sigortalanmalıdır.
- These fragile items must be insured against all risks.
Cam parçalara bölündü.
- The glass broke to pieces.
Bir pastayı eşit parçalara ayırma oldukça zordur.
- Cutting a cake into equal pieces is rather difficult.
Tom her sabah işe giderken demiryolu raylarını geçer.
- Tom crosses the railroad tracks every morning on his way to work.
Raylar yola paralel uzanıyor.
- The tracks run parallel to the road.
She tore the letter into a thousand pieces.
- Sie zerriss den Brief in tausend Stücke.
Cut the salmon into small pieces.
- Schneiden Sie den Lachs in kleine Stücke.