sort of..

listen to the pronunciation of sort of..
الإنجليزية - التركية
sıralama .. of
çeşit

Kaynamış bir yumurtanın kabuğunu temiz bir şekilde nasıl çıkarırsın? Bir çeşit hile var mı? - How do you take off the shell of a boiled egg cleanly? Is there some sort of trick?

O bir peri masalından bir çeşit prenses gibi görünüyordu. - She seemed like some sort of princess from a fairy tale.

gibi
hayli

Tom bir çocuk olarak hayli utangaçtı. - Tom was sort of shy as a kid.

hayli çeşit
bir nevi

Ben bir nevi Tom'a aşık oldum. - I sort of had a crush on Tom.

bir yerde
bir bakıma
tür

Hafta sonlarında ne tür şeyler yaparsınız? - What sort of things do you do on weekends?

Bu tür iş çok sabır gerektirir. - This sort of work calls for a lot of patience.

tasnif etme
الإنجليزية - الإنجليزية
Approximately; in a way; partially; not quite; somewhat

It sort of makes sense the way he explains it, but I still don't really understand.

slightly, somewhat; rather
to some (great or small) extent; "it was rather cold"; "the party was rather nice"; "the knife is rather dull"; "I rather regret that I cannot attend"; "He's rather good at playing the cello"; "he is kind of shy"
sort of..

    الواصلة

    sort of

    فيديوهات

    ... And do you think of this as sort of having a ...
    ... less, The average person is sort of obsessed with ...
المفضلات