Ay bile onun güzelliğini kıskandı.
- Sogar der Mond war auf ihre Schönheit neidisch.
Sağır sultan bile duydu.
- Das pfeifen schon die Spatzen von den Dächern.
Saat 23' te çoktan uyumuş oluyorum.
- Um 23 Uhr schlafe ich schon längst.
Gel bakalım, tavşancık! Yatağa girme vakti çoktan geldi.
- Komm, mein Häschen! Es ist schon Zeit, ins Bettchen zu hüpfen.
Sen gelmeden önce ben zaten çıkmıştım.
- By the time you came back, I'd already left.
Ben zaten iki saattir buradayım.
- I've already been here two hours.
Halihazırda daha iyi hissediyorum.
- I already feel much better.
O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.
- By that time I'll have already left.
İstasyona vardığımda, tren çoktan gitmişti.
- Arriving at the station, I found the train had already left.
Önceden kitabı okudun?
- You've already read the book?
Bu hafta sonu için Tom'un önceden planları var.
- Tom already has plans for this weekend.
Zaten işte olman gerekmiyor mu?
- Shouldn't you be at work already?
Annesi işten eve zaten dönmüştü ve hazırlanmış akşam yemeğini yedi.
- His mother was already home from work and had supper prepared.
Tom daha önce karar verdi.
- Tom has already made up his mind.
Öğrenci tüm problemleri daha önce çözdü.
- The student has already solved all the problems.
Ben zaten biletimi aldım.
- I've already bought my ticket.
Önceden biletinizi aldınız mı?
- Have you already bought your ticket?
Fakat Pepperberg papağan ile çalışmanın daha şimdiden hayvanlara bakmanın şeklini değiştirdiğini söylüyor.
- But Pepperberg says working with the parrot has already changed the way of looking at animals.
O iki yaşında, ama şimdiden 100'e kadar sayabiliyor.
- She is two years old, but she can already count to 100.
Dil sınıfı için kompozisyonunu halen bitirmedin mi?
- Have you already finished your composition for language class?
Kaç yaşındasın? Ben halen 17 yaşındayım.
- How old are you? I'm already 17 years old.
I still don't like Cavalieri, Tonelli, or Fubini... and my oral calculus exam is already tomorrow.
- Ich mag Cavalieri, Tonelli und Fubini immer noch nicht, und morgen habe ich schon meine mündliche Analysisprüfung.
Sorry, the flight is already full.
- Tut mir leid, der Flug ist schon voll.