regular, common, usual

listen to the pronunciation of regular, common, usual
الإنجليزية - التركية

تعريف regular, common, usual في الإنجليزية التركية القاموس.

everyday
{s} her günkü

O sadece her günkü bir şeydir. - It's just an everyday thing.

everyday
{s} günlük

TV günlük yaşamda önemli bir rol oynar. - TV plays an important part in everyday life.

Günlük hayattan uzaklaşmak istedi. - She wanted to get away from everyday life.

everyday
{f} hergün
everyday
{s} adi
everyday
{s} olağan
everyday
{s} her gün

O sadece her günkü bir şeydir. - It's just an everyday thing.

Babam her gün oraya sürmemi istemiyor, o yüzden kiramı ödüyor. - My dad doesn't want me driving there everyday, so he's paying my rent.

everyday
{s} vasat
everyday
{s} basit
everyday
{s} gündelik

Savaşı gündelik gerçeklik yaparak, bu savaşa sebep olan politik görüştür. - Because it is politics that has caused this war, making the war our everyday reality.

Meydan okumalar Fadıl'ın gündelik hayatının bir parçasıdır. - Confrontations are part of Fadil's everyday life.

everyday
{s} orta halli
الإنجليزية - الإنجليزية
{s} everyday
regular, common, usual
المفضلات