Peki, işte flört etmeye ne dersin?
- So, what about flirting at work?
Tom Mary'nin onunla flört ettiğini fark etmedi.
- Tom didn't notice that Mary was flirting with him.
Tom ve Mary her zaman birbirleriyle flört ediyorlar.
- Tom and Mary are always flirting with each other.
Onunla flört ediyor musun?
- Are you flirting with him?
Tom Mary ile flört etmeye başladı.
- Tom began flirting with Mary.
Kız kardeşimle flört etmeyi bırak.
- Stop flirting with my sister.