Tom ağlamak üzereydi.
- Tom was on the verge of tears.
O, tam uyumak üzereydi.
- He was just on the verge of going to sleep.
Babamın şirketi iflasın eşiğindedir.
- My father's company is on the verge of bankruptcy.
Onun işinin iflasın eşiğinde olduğunu duyuyorum.
- I hear his business is on the verge of ruin.