Salona gittiğimizde, konser çoktan başlamıştı.
- When we went to the hall, the concert had already begun.
Birisi kapıyı çaldığında, o tam kitabı okumaya başlamıştı.
- She'd just begun to read the book when someone knocked on the door.
Salona gittiğimizde, konser çoktan başlamıştı.
- When we went to the hall, the concert had already begun.
Onunla ilgili anılarım azalmaya başladı.
- My memory of her has begun to recede.
... Well, I'll begin with the lyric, and I will say, "Don't ...
... begin to move around the world. ...