Please sign on the dotted line.
- Lütfen noktalı çizginin üzerini imzala.
Please cut along the dotted line.
- Lütfen noktalı çizgi boyunca kesin.
The lake is deepest at this point.
- Göl bu noktada en derindir.
Fourthly, my first three points do not exist.
- Dördüncü olarak, benim ilk üç noktam yoktur.
I have a round bald spot on my head.
- Kafamda yuvarlak kel bir nokta var.
The lake is deepest at this spot.
- Göl bu noktada en derindir.
One should add a full stop at the end of the sentence.
- Cümlenin sonunda nokta konulmalı.
There needs to be a full stop at the end of a sentence.
- Bir cümlenin sonunda nokta olması gerekir.
You can't replace the comma with a period in this sentence.
- Bu cümlede virgülü bir noktayla değiştiremezsin.
There needs to be a period at the end of a sentence.
- Bir cümlenin sonunda bir nokta olmalı.
The Earth and Sun are just tiny dots among the billions of stars in the Milky Way Galaxy.
- Dünya ve Güneş, Samanyolu Galaksi'sindeki milyarlarca yıldız arasında sadece ufacık noktadırlar.
What are those little dots?
- Şu küçük noktalar nedir?
Every man has his own strong points.
- Her insanın kendi güçlü noktaları vardır.
Everyone has both strong and weak points.
- Herkesin hem güçlü hem de zayıf noktaları vardır.
There needs to be a full stop at the end of a sentence.
- Bir cümlenin sonunda nokta olması gerekir.
Please put a stop to this nonsense.
- Lütfen bu saçmalığa bir nokta koy.
The teacher particularly emphasized that point.
- Öğretmen özellikle o noktaya vurgu yaptı.