Neden haberdar edilmedim?
- Why wasn't I informed?
Gidişinden beni haberdar etti.
- She informed me of her departure.
Bizi bilgili tuttuğun için teşekkürler.
- Thanks for keeping us informed.
Biz seni bilgili tutacağız.
- We'll keep you informed.
Kendimi bilgilendirmek için gazete okurum.
- I read the newspaper to keep myself informed.
Polis kazayla ilgili bizi bilgilendirdi.
- The police informed us of the accident.
Ben ona dinlenmesini tavsiye ettim.
- I advised him to take a rest.
Erken bir başlangıcı tavsiye etti.
- He advised an early start.
George o kadar yorgundu ki doktoru ona kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti.
- George was so tired that his doctor advised him to take better care of himself.
Müzik öğretmenimiz bana Viyana'yı ziyaret etmemi tavsiye etti.
- Our music teacher advised me to visit Vienna.