hemen öncesinde

listen to the pronunciation of hemen öncesinde
التركية - الإنجليزية
(deyim) on the eve of
right before
hemen önce
just before

Tom usually goes to bed just before midnight. - Tom genellikle gece yarısından hemen önce yatmaya gider.

Pavlov rang a bell just before he fed his dogs. - Pavlov köpeklerini beslemeden hemen önce zil çalardı.

hemen önce
shortly before

Tom left to go fishing shortly before dawn. - Tom şafaktan hemen önce balık tutmaya gitmek için ayrıldı.

A man was seen acting suspiciously shortly before the explosion. - Patlamadan hemen önce, şüpheli bir biçimde davranan bir adam görüldü.

hemen öncesinde
المفضلات