Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

finely; well; elegantly; fully; delicately; mincingly

listen to the pronunciation of finely; well; elegantly; fully; delicately; mincingly
الإنجليزية - التركية

تعريف finely; well; elegantly; fully; delicately; mincingly في الإنجليزية التركية القاموس.

fine
kıyak
fine
yolunda

Şimdi her şeyin yolunda olduğuna inanıyorum. - I believe everything is fine now.

Tom'a her şeyin yolunda olduğunu söyle. - Tell Tom that everything's fine.

fine
{f} açılmak
fine
sağlıklı

Sağlıklı bir merak, aslında güzel bir şeydir. - A healthy curiosity is truly a fine thing.

Güzel sağlıklı bir bebek doğurdu. - She gave birth to a fine healthy baby.

fine
kırıntılar halinde
fine
ince ince

Bayırturpunu soy ve ince ince doğra. - Peel and finely chop the horseradish.

fine
rahat

Rahatla, iyi gidiyorsun. - Relax, you're doing fine.

fine
(Mühendislik) ince

Kabul edilebilirler ve edilemezler arasında ince bir çizgi vardır. - There's a fine line between what's acceptable and what's not.

Bu planı uygulamak için karar verilmesine rağmen, ince noktaların hâlâ planlanmaya ihtiyacı var. - Although the decision to implement this plan has already been made, the finer points still need to be planned out.

fine
çok ince

Bu kahveyi çok ince öğüt. - Grind this coffee very fine.

fine
(fiil) berraklaştırmak, arıtmak, açılmak, berraklaşmak, para cezası vermek
fine
{s} âlâ, mükemmel, üstün
fine
(İnşaat) güzel, ince
fine
çokiyi bir şekil
fine
ucu ucuna
fine
som
fine
(isim) ceza, para cezası
fine
incecik
fine
(zarf) güzel, hoş, iyi, incecik, ucu ucuna
fine
{f} berraklaşmak
fine
{f} berraklaştırmak
الإنجليزية - الإنجليزية
fine