etkenler

listen to the pronunciation of etkenler
التركية - الإنجليزية

تعريف etkenler في التركية الإنجليزية القاموس.

etken
factor

These two factors are independent of each other. - Bu iki etken birbirlerinden bağımsızdırlar.

I don't think that's a factor. - Onun bir etken olduğunu sanmıyorum.

etken
{i} agent
etken
ingredient

What is the active ingredient in Tylenol? - Tylenol'da etken madde nedir?

What is the active ingredient in aspirin? - Aspirindeki etken madde nedir?

etken
Effectual
etken
factors

Many factors must be considered. - Birçok etken düşünülmelidir.

These two factors are independent of each other. - Bu iki etken birbirlerinden bağımsızdırlar.

etken
(Gıda,İnşaat) parameter
etken
(Ticaret) motivation
etken
consideration
etken
determinant
barış koruma; barış kadrosu; kişisel etkenler; program unsuru
(Askeri) peace enforcement; peacetime establishment; personal effects; program element
belirsiz etkenler
(Havacılık) chance causes
etken
gram. active
etken
(Hukuk) factor, agent
etken
agent, factor; active
etken
effective
etken
chem. active
etken
active

What is the active ingredient in Tylenol? - Tylenol'da etken madde nedir?

What is the active ingredient in aspirin? - Aspirindeki etken madde nedir?

etken
dominant
muhtemel etkenler
(Havacılık) chance causes
التركية - التركية

تعريف etkenler في التركية التركية القاموس.

Etken
aktif
etken
Faktör
Etken
müessir
etken
Etki yapan (şey), müessir, faktör: "Yazınımızın gelenek değiştirmesine bağlı olarak değişik etkenleri var bu durumun."- N. Cumalı
etken
Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan, müessir
etken
Etki yapan (her şey), müessir, faktör
etken
Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan (fiil), malum, edilgen karşıtı
etken
Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan fiil, edilgen karşıtı, malûm