O her iki eliyle yazabilir.
- He can write with either hand.
Ben her iki kitabı okumadım.
- I haven't read either book.
Onlardan hiçbirini tanımıyorum.
- I don't know either of them.
Çocuklardan hiçbirini görmedim.
- I didn't see either boy.
Mary güzel değil, fakat çirkin de değil.
- Mary's not pretty, but she isn't ugly, either.
Ben buna karşı değilim ama bunun lehinde de değilim.
- I'm not against it, but I'm not for it, either.
Bunların ikisinden birine sahip olabilirsiniz, fakat ikisine birden değil.
- You can have either of these, but not both.
Bu pulların ikisinden birini sana vereceğim.
- I'll give you either of these stamps.
İkisinden biri gitmeli.
- Either of the two must go.
Her iki yol da seni istasyona götürecektir.
- Either way will lead you to the station.
Elmaların herhangi birini al.
- Take either of the apples.
İki kitaptan herhangi birini alabilirsin.
- You may take either of the two books.
İki kızın her birini tanıyor musun?
- Do you know either of the two girls?